<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</title>
	<atom:link href="https://www.firatsungurefe.av.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/</link>
	<description>Kayseri Avukat Fırat Sungur EFE Hukukun t&#252;m dallarında danışma ve avukatlık hizmet vermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 09:32:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/08/cropped-Original-4-e1628755822412-32x32.png</url>
	<title>Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</title>
	<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175910447</site>	<item>
		<title>Askeri Personel ve Uzman Çavuşların İdari ve Disiplin Cezalarına Karşı Hukuki Hakları</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/askeri-personel-ve-uzman-cavuslarin-idari-ve-disiplin-cezalarina-karsi-hukuki-haklari/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/askeri-personel-ve-uzman-cavuslarin-idari-ve-disiplin-cezalarina-karsi-hukuki-haklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 16:45:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Asker jandarma]]></category>
		<category><![CDATA[askeri personel]]></category>
		<category><![CDATA[çavuş]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[iptal davası]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[uzman çavuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Askeri personel ve uzman çavuşlar, görevleri sırasında belirli bir disiplin ve düzen içinde hareket etmekle yükümlüdür. Ancak, disiplin cezasına maruz kalan personel için bu cezaların hukuka uygunluğunu sorgulamak en temel haklarıdır. Hukuka uygun olmayan cezalara karşı askeri personeller haklarını savunmak için mahkemeye başvurmak zorunda kalabilir. Bu süreçlerde idare hukuku, bireylere hukuki koruma sağlayan önemli bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/askeri-personel-ve-uzman-cavuslarin-idari-ve-disiplin-cezalarina-karsi-hukuki-haklari/">Askeri Personel ve Uzman Çavuşların İdari ve Disiplin Cezalarına Karşı Hukuki Hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Askeri personel ve uzman çavuşlar, görevleri sırasında belirli bir disiplin ve düzen içinde hareket etmekle yükümlüdür. Ancak, disiplin cezasına maruz kalan personel için bu cezaların hukuka uygunluğunu sorgulamak en temel haklarıdır. Hukuka uygun olmayan cezalara karşı askeri personeller haklarını savunmak için mahkemeye başvurmak zorunda kalabilir. Bu süreçlerde idare hukuku, bireylere hukuki koruma sağlayan önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Disiplin cezaları, askeri personelin görevlerini yerine getirirken belirlenen kurallara aykırı hareket etmesinden kaynaklanabilir. Örneğin, uyarı, kınama, maaş kesintisi veya görevden uzaklaştırma gibi yaptırımlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu gibi durumlarda, askeri personelin cezaya itiraz edebileceği süreler sınırlıdır. Bu nedenle askeri personelin belirlenen yasal süreleri kaçırmaması son derece kritiktir. Özellikle disiplin cezalarına karşı idari dava açabilmek için süreler genellikle 60 gün ile sınırlıdır. Bu süre içinde itiraz edilmediği takdirde, hukuki yollar kapanabilir ve hak kaybı yaşanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İdari cezalar ise daha çok idari işlemlerden kaynaklanır ve genellikle askeri yönetimle ilgili kararlardan doğar. Bu tür durumlarda da hukuki süreçlerde sürelerin önemi büyüktür. İdari davalarda dava açma süresi, ilgili kararın tebliğinden itibaren başlar. Bu süre genellikle 60 gün ile sınırlıdır. Bu nedenle, idari işlemin hukuka aykırı olduğunun fark edilmesinden itibaren hızlı hareket etmek ve bir avukata başvurmak önemlidir. Avukat desteği, süreçteki hukuki detayların gözden kaçmamasını ve dava dilekçesinin doğru hazırlanmasını sağlar.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-4414 size-medium" src="https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td-300x169.jpg" alt="Askeri personel ve uzman çavuşlar" width="300" height="169" srcset="https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td-300x169.jpg 300w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td-1030x579.jpg 1030w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td-768x432.jpg 768w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td-705x397.jpg 705w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2025/03/kara-kuvvetleri-komutanligi-duyurdu-2-uzman-erbas-duyurusu-geldi-k4td.jpg 1280w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>



<h3>Askeri Personel İçin Süreler Neden Önemlidir?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Hukuki süreçlerde süreler, yasal düzenin sağlanması ve tarafların haklarının korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Süresi içinde başlatılmayan davalar, usul eksikliklerinden dolayı reddedilebilir. Bu durumda, askeri personelin hakkını arama imkanı ortadan kalkabilir. Bu nedenle, idare hukuku çerçevesinde belirlenen sürelerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.</p>



<h3>Avukatın Rolü ve Önemi</h3>



<p class="wp-block-paragraph">İdari ve disiplin cezalarıyla karşı karşıya kalan askeri personel için bir avukatla çalışmak, hukuki sürecin etkin bir şekilde yönetilmesi açısından faydalı olacaktır. Avukat, hem hukuki süreci hızlandırabilir hem de dava açma ve delil sunma aşamalarında profesyonel bir destek sağlar. Ayrıca, ilgili yasaların ve mevzuatın doğru bir şekilde yorumlanması, avukatlar sayesinde daha kolay hale gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, askeri personel ve uzman çavuşlar, idari ve disiplin cezalarıyla karşılaştıklarında hukuki haklarını savunma konusunda bilinçli olmalı ve süresi içinde gerekli adımları atmalıdır. İdare hukuku, bu süreçlerin adil bir şekilde işlemesini sağlarken, avukat desteği doğru ve etkili bir savunma için önemli bir unsur olacaktır.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/askeri-personel-ve-uzman-cavuslarin-idari-ve-disiplin-cezalarina-karsi-hukuki-haklari/">Askeri Personel ve Uzman Çavuşların İdari ve Disiplin Cezalarına Karşı Hukuki Hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/askeri-personel-ve-uzman-cavuslarin-idari-ve-disiplin-cezalarina-karsi-hukuki-haklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4402</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Usul İstismarı</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-ve-usul-istismari/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-ve-usul-istismari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2022 08:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[hagb]]></category>
		<category><![CDATA[hükmün açıklanmasının geri bırakılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanık hakkında kurulan hükmün hiçbir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) müessesesi hukuk düzenimizde yer aldığı tarihten itibaren çeşitli değişiklikler geçirdi. Bunlardan en önemlisi olarak 2010 yılında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 231/6-c maddesine eklenen cümleyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın bunu kabul etmesi daha doğrusu hükmün açıklanmasının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-ve-usul-istismari/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Usul İstismarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanık hakkında kurulan hükmün hiçbir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) müessesesi hukuk düzenimizde yer aldığı tarihten itibaren çeşitli değişiklikler geçirdi. Bunlardan en önemlisi olarak 2010 yılında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 231/6-c maddesine eklenen cümleyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın bunu kabul etmesi daha doğrusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat etmesi şartı getirilmişti.</p>
<p>Bu değişiklikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sanığa sorgusu sırasında sorulmaya başlandı. Ancak bu durum çeşitli sorunları beraberinde getirmekteydi. Özellikle henüz yargılamanın başında verilecek hükmün ne olduğunun bilenemediği bir aşamada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmemek sanık için ihtimale dayalı bir şans oyunu oynamak anlamına gelmekteydi. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ederse Mahkeme nazarında suçu işlediği kanaati oluşacağını düşünen sanıklar çoğu zaman lehlerine olmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemekteydi.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi 5/7/2022 tarihinde incelediği <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/09/20220922-3.pdf" target="_blank" rel="noopener">bireysel başvuru dosyası</a>nda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında yaşanan hukuka aykırılıklar yanında ayrıca sanıktan muvafakatin yargılamanın başında alınmasının sakıncalarını açıklamıştır. Kararda yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında yaşanan sorunlar başlıklar halinde şu şekilde sayılabilir:</p>
<h3>Gerekçeli Karar Hakkı</h3>
<p>İlk derece mahkemeleri genellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verirken iddia ve savunmaları değerlendiren, bunlardan hangisine neden üstünlük tanındığını açıklayan, objektif ve tatmin edici gerekçeler içermeyen kararlar vermektedir. Mahkemeler çoğunlukla Kanunda yer alan ifadeleri aynen tekrar ederek suçun işlendiğini belirtmekte ve sonrasında mahkumiyet hükmü kurmakta son olarak da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermektedir.<br />
Oysa tüm mahkeme kararlarının gerçek bir gerekçe içermesi zorunludur. Özellikle iddia ve savunmanın tartışılmadığı, savunmaya ilişkin beyanlara neden itibar edilmediği, iddialara neden üstünlük tanındığı açıklanmadan Kanunda yer alan genel ifadelerden ibaret olan gerekçelerin bu şartı sağlamadığı açıktır. Bu şekilde gerçek bir gerekçe içermeyen kararlar ise adil yargılanma hakkı ile bağlantılı gerekçeli karar hakkını ihlal etmektedir.</p>
<h3>Silahların Eşitliği İlkesi, Savunma İçin Gerekli Zaman ve Kolaylığa Sahip Olma, Müdafi Yardımından Yararlanma Hakkı</h3>
<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelmektedir. Bu durum çoğunlukla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanığın özgürlüğünü kısıtlamadığı şeklinde anlaşılmakta ve istismar edilmesine yol açmaktadır. Mahkemeler genellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdikleri yargılamalarda sanıkların toplanmasını istediği delilleri toplamadan karar vermektedir. Ayrıca savunma için sanığa yeterli süre verilmesi, müdafi yardımından yararlanması gibi adil yargılamanın usule ilişkin şartlarında eksiklik olması halinde Mahkemeler çoğunlukla bu eksikleri tamamlamadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermektedir.</p>
<h3>İtiraz Kanun Yolu</h3>
<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yolu olarak sadece itiraz yolu öngörülmüştür. İtirazı inceleyen merciin kararı kesindir. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı itiraz kapsamı konusunda ciddi uygulama farklılıkları ortaya çıkmıştır.</p>
<blockquote><p>HAGB’ye itiraz hâlinde Yargıtay ilk zamanlar, itirazı incelemeye yetkili makamın HAGB’nin yalnızca şeklî koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında sınırlı bir inceleme yapması ve suçun sübutuna ilişkin bir inceleme yapmaması gerektiği yönünde, daha sonra ise HAGB’nin şeklî koşullarının yanı sıra maddi yönden de bir inceleme yapması gerektiği yönünde kararlar vermiş; aynı süreç içinde Yargıtay daireleri arasında farklı uygulamalara gidildiği görülmüştür. Bu noktada yaşanan uygulama uyumsuzluğu, HAGB kurumunun bu kez itiraz kanun yolu tecrübesinde yaşanan sorunların yalnızca birini teşkil etmektedir.</p></blockquote>
<h3></h3>
<h3>Sanıkların HAGB&#8217;yi Kabule İlişkin İrade Beyanlarının Alınması Usulü</h3>
<p>Kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesine karşın sanığın kabul etmemesi hâlinde HAGB kararı verilemez.</p>
<p>Cumhuriyet savcısınca hazırlanan bir iddianamenin Kanun’daki şartları taşıdığı kanaatine varan ceza mahkemesi tarafından iddianamenin kabulü kararı verilir. Bu karar ile birlikte kovuşturma başlamış olur. İddianamenin kabulü kararıyla teorik olarak Mahkeme kovuşturma yapılmasını gerektirecek yeterlilikte şüphenin bulunduğunu kabul etmiş olur. Dolayısıyla iddianamenin ceza mahkemesince kabul edilmesiyle birlikte sanık üzerinde -ceza alma ihtimali nedeniyle- belirli derece bir baskı oluşmaktadır. Sanığın HAGB kararı verilmesine muvafakat edip etmediği işte bu baskı altında sorulmaktadır.</p>
<p>Ayrıca sanıkların haklarında HAGB kararı verilmesine muvafakat gösterip göstermediklerinin duruşmanın henüz başında ve çoğu kez savunması alınırken sorulması da baskıyı artırmaktadır. Bu durum kendisini güvenceye almak isteyen sanığın henüz deliller ortaya konulup tartışılmadan bir tür ihtimal hesabına girişmesine ve bilinmezlik içinde iradesini açıklamasına neden olabilecektir.</p>
<blockquote><p> Kendisinden -şartlı biçimde- <i>ileride hakkında mahkûmiyet kararı verilecek olursa</i> HAGB&#8217;ye muvafakati sorulan sanık, HAGB’yi kabul etmenin mahkeme üzerinde suçu işlediğini kabul ettiği yönünde bir kanaat oluşturacağını ve bu iradesinin istismar edilebileceğini veya yüklenen suçu işlemediğini düşündüğü için teklifi reddedebilir. Bu durumda sanığın hâkimde peşinen suçlu olduğunu kabul ettiği öngörüsü uyandıracak davranışlardan uzak durması da oldukça muhtemeldir. Oysa bu durum sanığın serbestçe savunmasını yapma hakkını ortadan kaldırmakta ve onu âdeta bilinmeyen seçenekler arasında kahramanlık yapmaya zorlamaktadır.</p></blockquote>
<p>Anayasa Mahkemesi HAGB&#8217; de yaşanan hukuka aykırılıkların yapısal bir sorundan kaynaklandığını tespit etmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi kararın bir örneğini bilgi için TBMM&#8217;ye göndermiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında yaşanan sorunların çözümü için mevzuatta düzenleme yapılması gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-ve-usul-istismari/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Usul İstismarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-ve-usul-istismari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4362</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırma</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/kamulastirma/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/kamulastirma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Feb 2022 09:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gayrimenkul Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[kamu yararı]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[tescil]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamu idareleri, Anayasa ve Kanunlarla belirlenmiş görevlerini yerine getirebilmek için zaman zaman özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ihtiyaç duyabilirler. Karayolu yapmak, baraj inşa etmek, elektrik trafosu kurmak, enerji nakil hattı geçirmek gibi kamu yararı barındıran veya başkaca yatırımları yapabilmek için idare, kişilere ait taşınmazlara ihtiyaç duyabilir. Bu gibi durumlarda idare kamu hizmetini yürütebilmek için [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/kamulastirma/">Kamulaştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kamu idareleri, Anayasa ve Kanunlarla belirlenmiş görevlerini yerine getirebilmek için zaman zaman özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ihtiyaç duyabilirler. Karayolu yapmak, baraj inşa etmek, elektrik trafosu kurmak, enerji nakil hattı geçirmek gibi kamu yararı barındıran veya başkaca yatırımları yapabilmek için idare, kişilere ait taşınmazlara ihtiyaç duyabilir. Bu gibi durumlarda idare kamu hizmetini yürütebilmek için gerekli olan taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkını kendisine geçirir. Bu işleme kamulaştırma adı verilmektedir.</p>
<h2>Kamulaştırma Şartları</h2>
<p>Kamulaştırma kişilerin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına müdahale teşkil etmektedir. Bu nedenle kamulaştırmanın bir takım şartlara bağlı olması zorunludur.</p>
<h3>Kamu Yararı</h3>
<p>Kamulaştırma, idarenin kamu hizmetlerini yürütebilmesi ve teşebbüslerini gerçekleştirebilmesi amacıyla yapılır. Bu nedenle taşınmazın kamulaştırılmasında kamu yararı bulunması zorunludur. Kanun, kamulaştırma öncesinde yetkili makamlarca kamu yararının bulunduğuna dair karar verilmesini ve bu kararın onaylanmasını zorunlu kılmıştır. Kamu yararına karar verecek ve onaylayacak makamlar şu şekilde sıralanmıştır:</p>
<p>a) Kamu idareleri ve kamu tüzelkişileri;</p>
<ol>
<li>Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 3 üncü maddenin ikinci fıkrasında sayılan amaçlarla yapılacak kamulaştırmalarda ilgili bakanlık,</li>
<li>Köy yararına kamulaştırmalarda köy ihtiyar kurulu,</li>
<li>Belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni,</li>
<li>İl özel idaresi yararına kamulaştırmalarda il daimi encümeni,</li>
<li>Devlet yararına kamulaştırmalarda il idare kurulu,</li>
<li>Yükseköğretim Kurulu yararına kamulaştırmalarda Yükseköğretim Kurulu,</li>
<li>Üniversite, Türkiye Radyo &#8211; Televizyon Kurumu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulları,</li>
<li>Aynı ilçe sınırları içinde birden çok köy ve belediye yararına kamulaştırmalarda ilçe idare kurulu,</li>
<li>Bir il sınırları içindeki birden çok ilçeye bağlı köyler ve belediyeler yararına kamulaştırmalarda il idare kurulu,</li>
<li>Ayrı illere bağlı birden çok kamu tüzelkişileri yararına kamulaştırmalarda Cumhurbaşkanı,</li>
<li>Birden çok il sınırları içindeki Devlet yararına kamulaştırmalarda Cumhurbaşkanı.</li>
</ol>
<p>b) Kamu kurumları yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulu veya idare meclisi, bunların olmaması halinde yetkili idare organları,</p>
<p>c) Gerçek kişiler yararına kamulaştırmalarda bu kişilerin, özel hukuk tüzelkişileri yararına kamulaştırmalarda ise; yönetim kurulları veya idare meclislerinin, yoksa yetkili yönetim organlarının başvuruları üzerine gördükleri hizmet bakımından denetimine bağlı oldukları köy, belediye, özel idare veya bakanlık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kamulaştırma kararının uygulanabilmesi için sadece kamu yararı kararı alınması yeterli değildir. Yapılacak kamulaştırmada kamu yararı bulunduğunun ilgili mercii tarafından onaylanması da gerekmektedir.</p>
<p><b> </b>Kamu yararı kararı;</p>
<ul>
<li>Köy ihtiyar kurulları ve belediye encümenleri kararları, ilçelerde kaymakamın, il merkezlerinde valinin,</li>
<li>İlçe idare kurulları, il daimi encümenleri ve il idare kurulları kararları, valinin,</li>
<li>Üniversite yönetim kurulu kararları, rektörün,</li>
<li>Yükseköğretim Kurulu kararları, Kurul başkanının,</li>
<li>Türkiye Radyo &#8211; Televizyon Kurumu yönetim kurulu kararları, genel müdürün,</li>
<li>Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu kararları, Yüksek Kurum Başkanının,</li>
<li>Kamu kurumları yönetim kurulu veya idare meclisleri veya yetkili idare organları kararları, denetimine bağlı oldukları bakanın,</li>
<li>Gerçek kişiler veya özel hukuk tüzelkişileri yararına; köy, belediye veya özel idarece verilen kararlar, valinin,</li>
</ul>
<p>Onayı ile tamamlanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Bedelin Ödenmesi</h3>
<p>Kamulaştırılan taşınmazın bedeli hak sahibine ödenmelidir.  Kural olarak kamulaştırma bedeli peşin ödenir.</p>
<p>Ancak Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda bedel taksitle ödenir. Taksitle ödeme halinde kamulaştırma bedelinin altıda birinden az  olmamak şartıyla o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktar peşin olarak ödenir. Kalan kısım ise peşin ödenen kısımdan az olmamak şartıyla eşit taksitlere bağlanır ve en fazla 5 yıl içinde faiziyle birlikte ödenir. Taksitlere Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.</p>
<p>Tarım arazisi kamulaştırılan küçük çiftçilere ise taksitle ödeme yapılamaz. Bu durumdaki çiftçilere kamulaştırma bedeli mutlaka peşin ödenir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Kamulaştırmaya Gerek Olmayan Durumlar</h3>
<p>Kamulaştırmanın mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini yukarıda açıklamıştık. Mülkiyet hakkına müdahale etmeden taşınmazın üstündeki havada veya altındaki toprakta yapılacak yatırımlar ise kural olarak kamulaştırmaya gerek olmadan yapılabilir. Bu nedenle taşınmazların üzerinden geçen köprü ve teleferik yapımı ya da taşınmazların altından geçen tünel ve metro sistemi gibi mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olmayan yatırımlar için kamulaştırma yapılmaz. Ancak bunun için can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Bu şekilde yapılan yatırımlar için taşınmaz sahibinden değer artışı bedeli alınmaz.</p>
<h2>Kamulaştırma Şerhi ve Yapılacak İşlemler</h2>
<p>İdare ilk olarak kamulaştırılacak taşınmazların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösterir bir ölçekli bir plan yapar. Bundan sonra taşınmazların maliklerini tespit eder. Bunun için tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinde ve bunlar dışında haricen araştırma yapar. Taşınmazın tapu kaydı yoksa zilyedini zilyedi belirlemek için araştırma yapılır.</p>
<p>İdare vergi dairesinden taşınmazın vergi beyanını, yoksa beyan yerine geçecek değeri bildirmesini ister. Vergi dairesi istenilen bilgiyi en geç 1 ay içinde verir.</p>
<p>İdare kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini ilgili tapu müdürlüğüne bildirir. Bundan sonra tapu müdürlüğü taşınmazda meydana gelecek ayni haklardaki her türlü değişimi idareye bildirir.</p>
<p>İdare 6 ay içinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil için Mahkemeye başvurduğunu gösteren belgeyi ibraz etmezse kamulaştırma şerhi sicilden silinir.</p>
<p>Kamulaştırma kararının uygulanması ve bedelin ödenmesi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir.</p>
<h2>Satın Alma Usulü</h2>
<p>Kanun&#8217;un kabul ettiği öncelikli ve esas yol taşınmazın sahibinden satın alınmasıdır. Kamulaştırma yapan idare, öncelikle bu yolu uygulamalı, satın alma usulünden bir sonuç alınmazsa diğer yollara başvurmalıdır.</p>
<p>İlk olarak idare en az 3 kişiden oluşan bir veya daha fazla kıymet takdir komisyonunu kendi bünyesinde kurar. Bu komisyon uzman kişi, kuruluş ve kurumlardan da yararlanarak kamulaştırılacak taşınmazın değerini belirler.</p>
<p>Ayrıca idare yine en az 3 kişiden oluşan bir veya birden fazla uzlaşma komisyonu kurar. Uzlaşma komisyonu hak sahibi ile yapılacak pazarlık görüşmelerini yürütür.</p>
<p>İdare hak sahibine yazılı bir davetle kamulaştırılacak taşınmaz malı satın almak istediğini bildirir. Ayrıca peşin ödeme veya Kanun&#8217;da belirtilen hallerden biri varsa taksitle ödeme yapılacağı da davet yazısında belirtilir. İdare trampa yapmak istiyorsa davet yazısında bu da bildirilir.</p>
<p>Hak sahibi yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde idareye başvurabilir, bu durumda pazarlık görüşmeleri başlar. Görüşmeler sonunda taraflar bedel üzerinde anlaşırsa bir anlaşma tutanağı düzenlenerek taraflarca imzalanır. İmzalanan tutanak tapuda yapılacak tescilin hukuki sebebini oluşturur.</p>
<p>Tutanağın imza tarihinden itibaren 45 gün içinde bedel hazır edilerek tapuda tescil işlemi gerçekleştirilir ve tescilden sonra bedel hak sahibine ödenir. Bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı dava açılamaz ve itiraz edilemez.</p>
<h2>Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası</h2>
<p>Satın alma usulünden bir sonuç alınamadığı hallerde kamulaştırma dava sonucunda gerçekleşir. İdare taşınmazın kıymet takdir komisyonunca belirlenen değerine ilişkin bilgi ve belgelerle taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurur. Bu dava ile idare, hak sahibine ödenecek kamulaştırma bedelinin tespitini ve taşınmazın idare adına tescilini mahkemeden ister.</p>
<p>Mahkemece belirlenen duruşma günü ve ekleriyle birlikte dava dilekçesi taşınmaz malikine tebliğ edilir. Ayrıca yapılan tebligatta belirtilmesi zorunlu bilgiler şunlardır:</p>
<ol>
<li>Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü.</li>
<li>Malik veya maliklerin ad ve soyadları,</li>
<li>Kamulaştırmayı yapan idarenin adı,</li>
<li>Tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,</li>
<li>Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,</li>
<li>Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği,</li>
<li>Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı,</li>
<li>Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,</li>
</ol>
<p>Ayrıca Mahkemece kamulaştırmanın özeti ulusal ve varsa yerel bir gazetede yayımlanır.</p>
<p>Tarafların duruşmaya gelmesiyle hakim öncelikle tarafları anlaşmaya davet eder. Taraflar bedel üzerine anlaşırsa hakim bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak belirler ve buna göre hüküm kurar. Taraflar anlaşamazsa hakim, Kanun&#8217;da nitelikleri belirtilen bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde keşif yapar ve bilirkişiler taşınmazın değerine ilişkin bir rapor hazırlar.</p>
<p>Rapor taraflara tebliğ edilir ve varsa taraflar itirazlarını sunar. Gerekli görürse hakim yeni bir bilirkişi heyetinden de rapor hazırlamalarını isteyebilir.</p>
<p>Bu işlemlerden sonra tarafların beyanı ve bilirkişilerin raporlarından yararlanarak taşınmazın değerini hakim belirler. Bunu yaparken hakim adil ve hakkaniyete uygun bir bedel belirlemelidir. Hakim tarafından belirlenen değer taşınmazın kamulaştırma bedelidir.</p>
<p>Bundan sonra idare, kamulaştırma bedelini hak sahibi adına mahkemenin belirlediği banka hesabına yatırır ve makbuzunu mahkemeye ibraz eder. Makbuzun ibrazı üzerine mahkeme taşınmazın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verir. Mahkemenin verdiği karar kamulaştırma yani tescil bakımından kesindir. Ancak taraflar kamulaştırma bedeli için kanun yoluna başvurabilirler.</p>
<h3><b>Kamulaştırma Kararı Durdurulabilir mi?</b></h3>
<p>Taşınmaz maliki kamulaştırmaya karşı çıkıyorsa muhtemelen pazarlık görüşmelerine gitmeyecektir. Ayrıca idarenin açacağı davada malikin kamulaştırmayı kabul etmediğini de iddia edebilir. Ancak asliye hukuk mahkemesinde görülen davada malikin kabul etmemesi kamulaştırma kararının verilmesine engel değildir. Kamulaştırma işlemlerini durdurabilmek için malikin ayrı bir iptal davası açması gerekmektedir.</p>
<p>Kamulaştırma süreci, başlangıçtan itibaren basit ancak katı şekil şartları ile çerçevelenmiştir. Kamulaştırmayı durdurmak veya kamulaştırma bedelinin doğru belirlenmesini sağlamak birbirinden ayrı hukuki yollardır. Ayrıca bedele ilişkin pazarlık görüşmelerini yürütmek de hak kayıplarının oluşabileceği uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu nedenlerle kamulaştırma işlemlerinde teknik bilgiye sahip avukat yardımı almak tarafların yararına olacaktır.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/kamulastirma/">Kamulaştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/idare-hukuku/kamulastirma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3415</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4336</post-id>	</item>
		<item>
		<title>TOKİ ile Yapılan Sözleşmede Bulunan Komisyon Ücretinin Haksız Şart Teşkil Etmediği</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/toki-ile-yapilan-sozlesmede-bulunan-komisyon-ucretinin-haksiz-sart-teskil-etmedigi/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/toki-ile-yapilan-sozlesmede-bulunan-komisyon-ucretinin-haksiz-sart-teskil-etmedigi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 15:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[iade]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4325</guid>

					<description><![CDATA[<p>TOKİ ile yapılan sözleşmede yer alan banka komisyon ücretinin haksız şart teşkil etmediği yönünde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Kanun Yararına Bozma kararı vermiş ve karar Resmi Gazete&#8216;de yayımlanmıştır. 3. Hukuk Dairesi         2021/435 E.  ,  2021/11398 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/toki-ile-yapilan-sozlesmede-bulunan-komisyon-ucretinin-haksiz-sart-teskil-etmedigi/">TOKİ ile Yapılan Sözleşmede Bulunan Komisyon Ücretinin Haksız Şart Teşkil Etmediği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TOKİ ile yapılan sözleşmede yer alan banka komisyon ücretinin haksız şart teşkil etmediği yönünde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Kanun Yararına Bozma kararı vermiş ve karar <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/01/20220129-7.pdf" target="_blank" rel="noopener">Resmi Gazete</a>&#8216;de yayımlanmıştır.</p>
<p><div  class='hr av-2o0vs5-7523d22d4797add16112d47c752c7c96 hr-default  avia-builder-el-0  avia-builder-el-no-sibling '><span class='hr-inner '><span class="hr-inner-style"></span></span></div></p>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">3. Hukuk Dairesi         2021/435 E.  ,  2021/11398 K.</span></b></p>
<p><b><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></b></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;">MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ</span></p>
<p>Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br />
Y A R G I T A Y K A R A R I<br />
Davacı, davalının dava dışı TOKİ Başkanlığına ait gayrimenkulün satın alınması sırasında banka tarafından satış sözleşmesine istinaden komisyon ücretinin haksız olarak kesildiğini belirterek bedel iadesini tüketici hakem heyetinden talep ettiğini, ilgili hakem heyetinin de banka aleyhine karar verdiğini, söz konusu kararın yasaya aykırı olduğunu, bankanın sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin asıl muhatabının TOKİ olduğunu, bankanın söz konusu sözleşmede TOKİ’ nin vekili sıfatıyla yer aldığını, yapılan başvurunun husumet yönünden reddi gerektiğini, söz konusu bedelin sözleşmede öngörülen komisyon, tacir sıfatıyla bankacılık işlemleri ve vekâlet hükümleri karşılığında alındığını, sözleşme ile kararlaştırılmış olan bir ücret olduğunu belirterek Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptalini talep etmiştir.<br />
Davalı, önceden hazırlanmış, matbu, standart ve boş sözleşme olması dolayısıyla sözleşmenin içeriğine müdahale hakkı verilmediği, davalı ile müzakere edilmediğini, sözleşmenin tek taraflı olarak hazırlandığını, satış sözleşmesinde banka komisyonuna ilişkin maddenin haksız bir koşul olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.<br />
Mahkemece, davalıdan &#8221;komisyon&#8221; adı altında yapılan kesintinin Ziraat Bankası tarafından yapıldığı, bu nedenle davalının Toplu Konut İdaresi Başkanlığından talep hakkının bulunmadığı, ilgili hakem heyeti kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.01.2021 tarihli yazısında; davalı ile dava dışı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan Toplu Konut Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesinde yer alan bakiye borç üzerinden binde beş oranında banka komisyon ücretinin alınmasının, kredi kullandırma masrafları olmayıp bankanın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile alıcı arasındaki aracılık hizmeti nedeniyle alınan komisyon ücreti olduğu ve<br />
haksız şart olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, banka komisyonu adı altında tahsil edilen ücretin haksız şart teşkil ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.<br />
Uyuşmazlık; davalının dava dışı TOKİ’den aldığı gayrimenkulün 3. kişiye devri nedeniyle banka tarafından kesilen komisyon ücretinin iadesi için tüketici hakem heyetine yapılan başvurusunun kabul edilmesine dair tüketici hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.<br />
Dava dosyası incelendiğinde, davalı tarafından söz konusu taşınmazın 3. kişiye satıldığı ve bu işlem için 03.05.2013 tarihinde davacı banka tarafından 159,88-TL komisyon ücreti alındığı, yine TOKİ ile akdedilen sözleşmenin 4.2. maddesinde “alıcının taşınmazı üçüncü şahsa devretmesi halinde yapılacak devir işlemlerinden banka bakiye borç üzerinden %0,5 (binde beş) oranında devir edenden, %0,5 (binde beş) oranında da devir alandan komisyon tahsil eder. Söz konusu komisyonlar banka tarafından alıcıdan tahsil edilecektir.” düzenlenmesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı banka tarafından tahsil edilen bedelin haksız şart niteliğinde olup olmadığı ve tahsil edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
Standart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen genel işlem koşullarının oluşturduğu, tarafların karşılıklı müzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya üçüncü kişi tarafından önceden hazırlanmış hükümlerin kullanıldığı sözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile, Avrupa Konseyi’nin 05.04.1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu yönergeyi iç hukuklarına aktaran Avrupa Birliği ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, haksız şart olduğuna ilişkin bir karine öngörülmüştür.<br />
Yine 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki “haksız şart” kurumu düzenlenmiş ve satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız şart olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı olmadığı belirtilerek, satıcı veya sağlayıcının, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükünün ise ona ait olduğu belirtilmiştir.<br />
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasına göre, “Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez” hükmü yer almaktadır. 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde ise &#8220;satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartların batıl olduğu” hükmü getirilmiştir.<br />
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davalı ile banka arasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın olmadığı, uyuşmazlığın gayrimenkul satış sözleşmesinin 4.2. maddesinde yer alan düzenlenmeden kaynaklandığı, söz konusu düzenlemenin bankacılık işlemi niteliğinde olduğu ve taraflardan birinin durumunda iyi niyet kurallarına aykırı olarak aleyhine dengesizlik oluştan bir hüküm taşımadığı, bu haliyle haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.<br />
Hal böyle olunca, mahkemece; davalının TOKİ ile imzaladığı sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince bankacılık işleminden kaynaklanan kesintinin olduğu ve söz konusu sözleşme gereğince yapılan kesintinin haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine, karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir.<br />
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HMK&#8217;nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/toki-ile-yapilan-sozlesmede-bulunan-komisyon-ucretinin-haksiz-sart-teskil-etmedigi/">TOKİ ile Yapılan Sözleşmede Bulunan Komisyon Ücretinin Haksız Şart Teşkil Etmediği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/haberler/toki-ile-yapilan-sozlesmede-bulunan-komisyon-ucretinin-haksiz-sart-teskil-etmedigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3298</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4325</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İcra Takibi</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 12:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İcra İflas Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[borçlu]]></category>
		<category><![CDATA[cebri icra]]></category>
		<category><![CDATA[icra]]></category>
		<category><![CDATA[icra takibi]]></category>
		<category><![CDATA[takip hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4275</guid>

					<description><![CDATA[<p>İcra takibi, alacaklının borcunu alabilmesi için hukukun öngördüğü kurallar çerçevesinde borçluyu zorlaması ya da bir mahkeme kararı veya buna eşdeğer görülen bir kararın cebren uygulanmasını sağlaması için başvurabileceği bir yoldur. Takibin konusuna göre çeşitli icra yolları bulunmaktadır. İcra takibinin konusu belirli miktar para alacağı veya nafaka gibi sürekli işleyen bir borç olabilir. Ayrıca para alacağı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi/">İcra Takibi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İcra takibi, alacaklının borcunu alabilmesi için hukukun öngördüğü kurallar çerçevesinde borçluyu zorlaması ya da bir mahkeme kararı veya buna eşdeğer görülen bir kararın cebren uygulanmasını sağlaması için başvurabileceği bir yoldur.</p>
<p>Takibin konusuna göre çeşitli icra yolları bulunmaktadır. İcra takibinin konusu belirli miktar para alacağı veya nafaka gibi sürekli işleyen bir borç olabilir. Ayrıca para alacağı rehinle güvenceye alınmış ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak olabilir. Mevcut hukuk düzeninde çocuk teslimi gibi para dışındaki borçların da icrası cebri icra yoluyla sağlanır. Ancak bunların kendine özgü düzenlemeleri bulunmaktadır.</p>
<p>İcra takibi genel olarak <span id="su_tooltip_6a75ac97ea627_button" class="su-tooltip-button su-tooltip-button-outline-yes" aria-describedby="su_tooltip_6a75ac97ea627" data-settings='{"position":"bottom","behavior":"hover","hideDelay":0}' tabindex="0">ilamlı</span><span style="display:none;z-index:100" id="su_tooltip_6a75ac97ea627" class="su-tooltip" role="tooltip"><span class="su-tooltip-inner su-tooltip-shadow-no" style="z-index:100;background:#222222;color:#FFFFFF;font-size:16px;border-radius:5px;text-align:left;max-width:300px;line-height:1.25"><span class="su-tooltip-title">ilam</span><span class="su-tooltip-content su-u-trim">Yargılama sonunda mahkeme tarafından verilen icra edilebilir nitelikteki hüküm</span></span><span id="su_tooltip_6a75ac97ea627_arrow" class="su-tooltip-arrow" style="z-index:100;background:#222222" data-popper-arrow></span></span> ve ilamsız olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.</p>
<h2>İlamsız İcra Takibi</h2>
<p>Alacaklının elinde ilam veya buna eşdeğer bir belge yoksa ancak ilamsız takip yapabilir. İlama eşdeğer belgeler <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.2004.pdf" target="_blank" rel="noopener">İcra ve İflas Kanunu</a> madde 38&#8217;de sayılmış olup bunlar mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletlerdir.</p>
<p>Takip başlatmak isteyen alacaklı bir takip talebi hazırlar ve bunu icra dairesine verir. İcra dairesi takip talebine göre borçluya bir ödeme emri gönderir.</p>
<h3>Ödeme Emrini Alan Borçlu Ne Yapmalıdır?</h3>
<p>Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişi böyle bir borcu bulunmadığını düşünüyorsa ödeme emrine itiraz edebilir. Ödeme emrine itiraz 7 gün içinde yapılmalıdır. Süresi içinde yapılan itirazla takip durur.</p>
<p>Takibe devam edebilmek için alacaklının itirazı hükümden düşürmesi gerekir. Bunun için alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi veya itirazın iptali için dava açması gerekir.</p>
<p>Ödeme emrinde yazan borç miktarının yanlış olduğunu düşünüyorsa borçlu, miktara itiraz edebilir. Ancak bunun için borcun ne kadarlık kısmına itiraz ettiğini açıkça belirtmesi gerekir. Örnek olarak &#8220;Benim bu kadar borcum yoktur.&#8221; şeklinde yapılan itiraz açık olmadığı için geçerli değildir.</p>
<p>Borçlu ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmezse aynı süre içinde borcun tamamını ödemesi gerekir. Ödeme emrine süresi içinde itiraz edilmezse icra takibi kesinleşir. Bundan sonra alacaklı takibe devam ederek borçlunun borcu karşılamaya yetecek kadar malının haczini isteyebilir. Haczedilen mallar satılıp (paraya çevrilip) alacaklıya verilir. Artan para olursa borçluya iade edilir.</p>
<h3>İcra Takibinde Haciz</h3>
<p>Hukuk düzeni alacağına ulaşmak isteyen alacaklı ile ekonomik gücü sınırlı olan borçlu arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır. Ödeme emrinin kesinleşmesi ile birlikte alacaklı borçlunun mallarının haczedilmesini isteyebilir. Ancak borçlunun bütün malvarlığının haczi borçluyu insan onuruna yakışmayacak bir hayat düzeyine sürüklemek anlamına gelecektir. Bu nedenle Kanun borçlunun bir takım mallarının haczedilemeyeceğini öngörmüştür.</p>
<h4>Borçlunun haczedilemeyecek malları şunlardır:</h4>
<ol>
<li>Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar</li>
<li>Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya</li>
<li>Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri</li>
<li>Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet, edevat, kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları</li>
<li>Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları</li>
<li>Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu</li>
<li>Borçlu bağ, bahçe ya da meyve veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat; geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları</li>
<li>Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar</li>
<li>Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri; askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri</li>
<li>Bir yardım sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar</li>
<li>Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarara uğrayanın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar</li>
<li>Borçlunun haline münasip evi</li>
<li>Öğrenci bursları</li>
</ol>
<h3>Borçlunun evi haczedilebilir mi?</h3>
<p>İcra ve İflas Kanununda borçlunun durumuna uygun evinin haczedilemeyeceği hükmü bulunmaktadır. Ancak borçlu haline göre çok kıymetli bir evde oturuyorsa bu evin haczedilmesi gündeme gelebilir. Borçlu evin haline münasip olduğunu iddia ediyorsa icra mahkemesine başvurmalıdır. Böyle bir durumda evin haczedilip haczedilemeyeceğine icra mahkemesi karar verecektir. Haczedilen ev satıldıktan sonra borçluya durumuna uygun bir ev alabileceği paranın ayrılması gerekir. Böylece Kanun, borcunu ödemediği halde lüks evde yaşayan borçluya karşı alacaklıyı korumaya çalışmıştır.</p>
<h2>İlamlı İcra Takibi</h2>
<p>Alacaklının elinde ilam veya buna eşdeğer bir belge varsa gidilecek yol ilamlı icra takibidir. İlamsız takipten farklı olarak ilamlı takipte ödeme emri ve itiraz bulunmaz. Alacaklının ilamı icra dairesine vererek takibi başlatmasıyla icra dairesi bir icra emri düzenleyip borçluya gönderir. Borçlunun ilamsız takipte olduğu gibi icra emrine itiraz hakkı yoktur.</p>
<p>İlamlı takipte itiraz mümkün olmadığı için itirazın iptali ve kaldırılması da söz konusu değildir. İcra emrinin tebliği üzerine 7 gün içinde borçlu borcunu ödemezse alacaklı takibe devam ederek haciz ve paraya çevirme isteyebilir.</p>
<p>İlamlı takipte borçlu belirli sebeplerle icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Borçlunun icranın geri bırakılmasını isteyebileceği haller şunlardır:</p>
<ol>
<li>Borç zamanaşımına uğramışsa</li>
<li>Alacaklı borçluya borcunu ödemesi için süre vermişse</li>
<li>Borçlu borcunu zaten ödemişse</li>
</ol>
<p>İlamlı takiplerin icrası her icra dairesinden istenebilir.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi/">İcra Takibi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4275</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aşı Yaptırmak Zorunlu Tutulabilir mi?</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/saglik-hukuku/zorunluasi/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/saglik-hukuku/zorunluasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 15:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri avukat]]></category>
		<category><![CDATA[korona]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu aşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.firatsungurefe.av.tr/?p=4228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle zorunlu aşı ve aşı yaptırmama meseleleri bir kez daha gündeme gelmiştir. Salgının sona erdirilmesi için aşılamanın zorunlu olduğu görüşü ile aşı yaptırmanın bireylerin inisiyatifinde kalması gerektiği görüşleri arasında tartışmalar yaşanmaktadır. Aşı yaptırmanın veya yaptırmamanın en önemli etkileri sağlık alanında ortaya çıkacak olmakla birlikte konunun hukuki boyutu da ayrıca önem kazanmaktadır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/saglik-hukuku/zorunluasi/">Aşı Yaptırmak Zorunlu Tutulabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="av-special-heading av-special-heading-h1 avia-builder-el-0 el_before_av_post_metadata avia-builder-el-first "><span style="font-size: 16px;">Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle zorunlu aşı ve aşı yaptırmama meseleleri bir kez daha gündeme gelmiştir. Salgının sona erdirilmesi için aşılamanın zorunlu olduğu görüşü ile aşı yaptırmanın bireylerin inisiyatifinde kalması gerektiği görüşleri arasında tartışmalar yaşanmaktadır. Aşı yaptırmanın veya yaptırmamanın en önemli etkileri sağlık alanında ortaya çıkacak olmakla birlikte konunun hukuki boyutu da ayrıca önem kazanmaktadır.</span></div>
<section class="av_textblock_section ">
<div class="avia_textblock ">
<p>Bu makalede aşı yaptırmanın zorunlu olup olamayacağı, aşı yaptırmamanın bir hak olup olmadığı meseleleri hukuki boyutu ile sınırlı olarak incelenmektedir.</p>
<h2>ZORUNLU AŞI VE BİREYİN TERCİHİ ÇATIŞMASI</h2>
<p>Bireyin kendi bedeni üzerinde onu korumak ve geliştirmek amacıyla hakları bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle herkesin bedenine yapılacak müdahalelere karşı kendini savunma ve müdahalenin kaldırılmasını isteme hakkı bulunmaktadır.</p>
<p>Anayasanın 17. maddesinde bu hak “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.</p>
<p>Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tabi tutulamaz.” şeklinde ifade edilmiştir.</p>
<p>Ancak kimi zaman bireysel bir hak ile toplumsal nitelikteki başka bir hak birbiriyle çatışabilir. Kamu sağlığını korumak için herkese veya belirli bir gruba tıbbi müdahalede bulunulması gerekli olabilir. Salgın hastalık tehlikesinin bulunduğu durumlarda doğabilecek çok büyük zararları önlemek için insanların aşılanması tek çözüm yolu olabilir. Bu ve benzeri durumlarda kişinin vücut bütünlüğü hakkı ile kamu sağlığının korunması arasında bir denge kurmak gerekmektedir.</p>
<p>Bir kimseye kendi rızası dışında aşı uygulamak uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kişinin vücut bütünlüğü hakkına müdahale teşkil etmektedir. Bu müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için ilk olarak müdahalenin belirli amaçların gerçekleşmesi için gerekli olması, ikinci olarak ise kanunilik şartını sağlaması gerekmektedir.</p>
<p>Belirli amaçların neler olacağı ile ilgili Anayasamız ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi arasında farklılıklar vardır. Sözleşmede vücut bütünlüğü hakkı daha geniş bir başlık altında “özel hayata saygı” kavramı ile ifade edilmiştir. Bunun sonucu olarak Sözleşmede “ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” için gerekli ise özel hayata müdahalede bulunulabileceği belirtilmiştir.</p>
<p>Anayasanın 17. maddesinde ise “Tıbbî zorunluluklar … dışında” kimsenin rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı hükmü bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi maddede geçen tıbbi deney ifadesini tıbbi müdahaleleri de kapsayacak şekilde yorumlamaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak Anayasada, tıbbi zorunluluklar nedeniyle ve kanunla belirlenmek şartıyla tıbbi müdahalelerde bulunulabileceği ve zorunlu aşı yapılabileceği düzenlenmiştir.</p>
<h2>AŞILAMA İLE İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ</h2>
<p>Bireylere hangi durumda rızaları aranmaksızın aşı yapılabileceği 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda düzenlenmiştir. 1593 sayılı Kanun’un 72. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre aynı Kanunun 57’nci maddesinde sayılan hastalıklardan biri nedeniyle aşı uygulanması mümkündür.</p>
<p>Kanunun atıf yapılan 57. maddesinde ise bir takım hastalıklar sınırlı sayıda (Numerus Clausus) sayılmıştır:</p>
<p>Kolera, veba (Bübon veya zatürree şekli), lekeli humma, karahumma (hummayi tiroidi) daimi surette basil çıkaran mikrop hamilleri dahi – paratifoit humması veya her nevi gıda maddeleri tesemmümatı, çiçek, difteri (Kuşpalazı) – bütün tevkiatı dahi sari beyin humması (İltihabı sahayai dimağii şevkii müstevli), uyku hastalığı (İltihabı dimağii sari), dizanteri (Basilli ve amipli), lohusa humması (Hummai nifası) ruam, kızıl, şarbon, felci tıfli (İltihabı nuhai kuddamii sincabii haddı tifli), kızamık, cüzam (Miskin), hummai racia ve malta humması hastalıklarından biri zuhur eder veya bunların birinden şüphe edilir veyahut bu hastalıklardan vefiyat vuku bulur veya mevtin bu hastalıklardan biri sebebiyle husule geldiğinden şüphe olunursa …</p>
<p>57. maddedeki hastalıklar sınırlı şekilde sayılmış olduğundan madde metninde sayılmamış bir hastalığı da Kanun kapsamına almaya çalışmak Numerus Clausus ilkesine ters düşecektir. Ayrıca bu şekilde bir yorum Kanunun kapsamını öngörülemeyecek kadar genişletme sonucunu doğurur ve Kanunkoyucunun iradesine uygun olmaz.</p>
<h2>ZORUNLU AŞI İÇİN İDAREYE TAKDİR YETKİSİ VERİLEBİLİR Mİ</h2>
<p>1593 sayılı Kanunun 64. maddesinde Kanunkoyucu idareye takdir yetkisi tanımış ve 57. maddede sayılanlar dışındaki hastalıklar için de aynı tedbirlerin alınabileceği hükmünü getirmiştir. 57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır.</p>
<p>Günümüzde Covid-19 ‘un da bu kapsamda Sağlık Bakanlığı tarafından aşı uygulanması zorunlu bir hastalık olarak ilan edilmesi 64. maddeye göre mümkün görünmektedir. Ancak önemli olan husus Kanunla idareye tanınan bu takdir yetkisinin yukarıda bahsedilen kanunilik şartını karşılayıp karşılamadığıdır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi önüne gelen bireysel başvurularda zorunlu aşının şartlarını incelemiştir. Yüksek Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasanın 17’nci maddesine göre zorunlu aşı uygulanmasını gerektiren durumların mutlaka kanunla gösterilmiş olması gerektiğine dikkat çekmiştir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi incelediği başvurularda 1593 sayılı Kanunun 64’üncü maddesinde Sağlık Bakanlığına tanınan takdir yetkisinin kanunilik şartını sağlayıp sağlamadığı ve sağlamıyorsa bunun gerekçesini açıklamaktan ısrarla çekinmiş, bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Bununla birlikte Yüksek Mahkeme, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2008/14 sayılı Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesi’nin kanunilik şartını sağlamadığını ifade etmiştir.</p>
<p>Genişletilmiş Bağışıklama Programı Genelgesinde 1593 sayılı Kanunda bulunan ve bulunmayan bir takım hastalıklar sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi, Genelgede sayılan hastalıkların Kanundakilerle sınırlı olmadığı, incelediği başvuruda da başvurucuya uygulanması istenen aşının Kanunda sayılan hastalıklarla ilgili olmayıp Genelgede bunun dışında kalan hastalıklardan olduğu tespitinde bulunmuştur. Yüksek Mahkeme bu tespitinden sonra müdahalede kanunilik şartının gerçekleşmediğine hükmetmiştir.</p>
<p>Karşı oy gerekçesinde ise 1593 sayılı Kanunun 64’üncü maddesi ile Sağlık Bakanlığına başka hastalıkları da zorunlu aşı uygulaması kapsamında tespit etmek için yetki verildiği ve bu nedenle kanunilik şartının gerçekleştiği görüşü bulunmaktadır. Buna karşın Anayasa Mahkemesi görüşünü değiştirmiş değildir.</p>
<h2>KORONAVİRÜS AŞISI VE SONUÇ</h2>
<p>Anayasa Mahkemesinin açıkça ifade etmese de zorunlu aşı uygulaması ile ilgili idareye takdir yetkisi verilemeyeceği yönündeki görüşü şimdiye kadar değişmemiştir. Bu nedenle hangi hastalıklar için zorunlu aşı yapılabileceğinin Kanunla açıkça sayılması gerekmektedir. Bu durumda 1593 sayılı Kanunun 57’nci maddesinde sayılan hastalıklar dışında hiçbir hastalık nedeniyle bireylere zorunlu aşı yapılamayacaktır.</p>
<p>Covid-19 hastalığı için zorunlu aşı yapılabileceği yönünde bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Bu konuda bir yasa değişikliği yapılarak 1593 sayılı Kanunun 5’nci maddesine Covid-19 ‘da eklenirse koronavirüs için zorunlu aşı yapılması önünde hukuki bir engel kalmayacaktır. Yasal bir düzenleme yapılmadan koronavirüs için zorunlu aşı uygulanması mümkün değildir. Aksi durumlar ise hukuki ve hatta cezai sorumluluklar doğuracaktır.</p>
</div>
</section>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/saglik-hukuku/zorunluasi/">Aşı Yaptırmak Zorunlu Tutulabilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/saglik-hukuku/zorunluasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4228</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ceza Koruması &#8211; Kayseri Ceza Avukatı</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/ceza-hukuku/ceza-korumasi-kayseri-ceza-avukati/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/ceza-hukuku/ceza-korumasi-kayseri-ceza-avukati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2021 13:32:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza avukatı Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri ceza avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merveustundag.av.tr/?p=3669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kayseri Ceza Avukatı Firat Sungur Efe, Kayseri ceza davalarının adli ve duruşma öncesi aşamalarındaki ceza davalarında ve davalarda hukuki yardım, koruma ve usul temsili sağlamaktadır. Kayseri&#8216;deki ceza hukuku avukatları, suçlu, sanık ve suç mağdurları ile birlikte çalışmakta ve &#8220;gözaltı&#8221;, &#8220;ev hapsi&#8221; ve ayrıca iptal ve gerekli olduğu durumlarda değişiklik. Firat Sungur Efe Hukuk bürosu, cezai [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/ceza-hukuku/ceza-korumasi-kayseri-ceza-avukati/">Ceza Koruması &#8211; Kayseri Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri Ceza Avukatı</strong> <strong>Firat Sungur Efe</strong>, Kayseri ceza davalarının adli ve duruşma öncesi aşamalarındaki ceza davalarında ve davalarda hukuki yardım, koruma ve usul temsili sağlamaktadır. <strong>Kayseri</strong>&#8216;deki <strong>ceza hukuku avukatları</strong>, suçlu, sanık ve suç mağdurları ile birlikte çalışmakta ve &#8220;gözaltı&#8221;, &#8220;ev hapsi&#8221; ve ayrıca iptal ve gerekli olduğu durumlarda değişiklik.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-4118 alignright" src="http://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/kayseri-ceza-avukati.jpg" alt="" width="295" height="196" /></p>
<p><strong>Firat Sungur Efe Hukuk bürosu</strong>, cezai kovuşturma alanında önde gelen uygulayıcılar ve uzmanlarla yakın işbirliği içinde çalışmakta ve çeşitli davalar, her davaya ayrı ayrı ilgi gösteren Kayseri&#8217;deki yetkili <strong>ceza avukatları &#8216;</strong>nın çalışmaları hakkında yüksek nitelikli istişareler sunmaktadır. Türkiye Cumhuriyetinde savcılığa, polise ve mahkemelere şikayet ve itirazları hazırlıyoruz.</p>
<p><strong>Kayseri Ceza Avukatı</strong> <strong>Firat Sungur Efe</strong>, Kayseri, davalıların duruşma öncesi işlemlerine ve sanıkların ceza yargılamasına getirilmesinde, özel nitelikteki suçlarda özel şikayet ve davalarda, genel nitelikteki suçlarda kovuşturmaya yardımda, Kayseri<strong> ceza avukatı</strong> Ceza sürecinde suçtan kaynaklanan zararların tazmini, af başvurularının hazırlanması, erken tahliye ve adli rehabilitasyon, ev izni, gözaltı merkezleri ve cezaevlerindeki kötü koşullara ilişkin şikayetler.</p>
<p>Mahkemelerin ve savcılığın hukuka aykırı fiillerine, temel amacı müvekkillerin hak ve menfaatlerini korumak olan Kayseri&#8217;deki <strong>ceza avukatı</strong> tarafından mevcut Anayasa ve kanunlara uygun olarak temyiz edilmektedir.</p>
<p>Gelecek ceza için Kayseri&#8217;de iyi bir <strong>ceza avukatı</strong>na ihtiyacınız varsa veya Kayseri&#8217;de ceza hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukattan hukuki tavsiyeye ihtiyacınız varsa bizimle iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/ceza-hukuku/ceza-korumasi-kayseri-ceza-avukati/">Ceza Koruması &#8211; Kayseri Ceza Avukatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/ceza-hukuku/ceza-korumasi-kayseri-ceza-avukati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3669</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Boşanma Ve Evlilikte Edinilen Malın Bölünmesi</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/kayseri-aile-hukuku/bosanma-ve-evlilikte-edinilen-malin-bolunmesi/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/kayseri-aile-hukuku/bosanma-ve-evlilikte-edinilen-malin-bolunmesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 10:42:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aile Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma avukatı kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri boşanma avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merveustundag.av.tr/?p=3652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kayseri Boşanma Avukatı ile Boşanma Davaları alanındaki Hukuk Bürosu hukuki işleri yürütür: boşanma ihtilaflarında temsil, nafaka ihtilaflarında hukuki tavsiye ve temsilcilik, küçük çocuklarla boşanma davalarında ortak çocukları yetiştirme, bakım ve velayete verme kararı. Evlilik sırasında edinilen malların bölünmesi konusundaki anlaşmazlıklarda temsil; ebeveyn haklarından mahrum bırakma, analık ve babalığın belirlenmesi ve yasal ehliyetten yoksun bırakma ve bir vasi atanması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/kayseri-aile-hukuku/bosanma-ve-evlilikte-edinilen-malin-bolunmesi/">Boşanma Ve Evlilikte Edinilen Malın Bölünmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="style7" align="justify"><span class="style7"><strong>Kayseri Boşanma Avukatı</strong> ile <strong>Boşanma Davaları</strong> alanındaki Hukuk Bürosu hukuki işleri yürütür: <strong>boşanma</strong> ihtilaflarında temsil, <strong>nafaka</strong> ihtilaflarında hukuki tavsiye ve temsilcilik, küçük çocuklarla <strong>boşanma</strong> davalarında ortak çocukları yetiştirme, bakım ve velayete verme kararı.</span></p>
<p align="justify"><img decoding="async" class=" wp-image-4121 aligncenter" src="http://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri-300x124.png" alt="" width="339" height="140" srcset="https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri-300x124.png 300w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri-768x317.png 768w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri-845x350.png 845w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri-705x291.png 705w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/03/bosanma-avukati-kayseri.png 848w" sizes="(max-width: 339px) 100vw, 339px" /></p>
<p class="style7" align="justify"><span class="style7">Evlilik sırasında edinilen malların bölünmesi konusundaki anlaşmazlıklarda temsil; ebeveyn haklarından mahrum bırakma, analık ve babalığın belirlenmesi ve yasal ehliyetten yoksun bırakma ve bir vasi atanması ile ilgili davalarda savunuculuk</span> .</p>
<p class="style7" align="justify">Evlilik ilişkisinin ciddi ve kalıcı olarak bozulması veya eşlerin hayat birliğinin gerçekleşememesi halinde dava açılır. <strong>Kayseri Boşanma Avukatı</strong> tarafından temsil ediliyorsa, vekaletname tasdik edilmeli ve sadece evlilik uyuşmazlığında temsil amacıyla verilmelidir ve ayrıca dava türü ve dava açma gerekçelerine ilişkin iddiaları da içermelidir.</p>
<p class="style7" align="justify">Evlilikle ilgili bir ihtilafta, ihmal için herhangi bir karar verilemez, itiraf veya feragat üzerine hüküm verilemez ve taraflar bir mahkeme anlaşması yapamaz.</p>
<p class="style7" align="justify">Aile içi bir anlaşmazlıkta bir kararla ebeveyn haklarının kullanılmasına karar vermekle yükümlüdür ve ebeveyn haklarından tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasına karar verebilir ve aile içi şiddete karşı bir veya daha fazla koruma önlemi belirleyebilir.</p>
<p class="style7" align="justify">Bir evlilik uyuşmazlığındaki nihai karara, <strong>boşanma</strong> kararının verildiği kısımda olağanüstü bir hukuk yolu ile itiraz edilemez.</p>
<p class="style7" align="justify">Mahkemenin bu anlaşmanın çocuğun yararına olduğuna karar vermesi halinde, eşlerin ebeveyn haklarının kullanımına ilişkin <strong>anlaşması boşanma</strong> kararının faal kısmına girilir.</p>
<p class="style16" align="justify"><strong>ANLAŞILMIŞ BOŞANMA</strong> TALEBİ.</p>
<p class="style7" align="justify">Mahkeme, rızaya dayalı <strong>boşanma</strong> talebine dayanarak boşanacaktır: evlilikten bu yana en az altı ay geçtiyse, arabuluculuk usulünde akdedilen eşler arasında bir anlaşma varsa : ebeveyn bakımı, çocuk nafakası, koşullar ve kişisel ilişkileri sürdürme ve ebeveyn bakımı ve eşinin bakımını yapmayan bir ebeveynle doğrudan temas kurma tarzı.</p>
<p class="style7" align="justify">Tarafların mutabakatına dayanan <strong>boşanma</strong> kararını <strong>Kayseri Boşanma Avukatı</strong> &#8216;na bildirmesi ile medeni usul hükümlerinin önemli ölçüde ihlal edilmesi veya <strong>boşanma</strong> anlaşmasının baskı altında veya hatalı olarak yapılması nedeniyle itiraz edilebilir.</p>
<p class="style16" align="justify"><strong>EVLİLİKLERİN MÜLKİYET İLİŞKİLERİ</strong> :<br />
<span class="style7">Eşin evlilikten önce kazandığı özel mülktür; Ortak mülkiyet, eşlerin evlilik birliği süresince çalışarak edindikleri maldır.<br />
Ortak mülkiyetin bölünmesi, ortak mülkte her bir eşin ortak mülkiyet payının belirlenmesidir; Ortak mülkiyetin bölünmesi evlilik sırasında ve sona ermesinden sonra yapılabilir.</span></p>
<p class="style7" align="justify">Eşler, bir noter huzurunda ortak mülkiyetin <em>bölünmesi</em> ( <em>rıza ile bölünme</em> ) <em>konusunda</em> bir anlaşma / sözleşme yapabilir ve eşler bölünme konusunda anlaşamazlarsa, bir mahkeme ( <em>adli bölüm</em> ) tarafından yapılır . Eşlerin müşterek maldaki paylarının eşit olduğu varsayılmıştır.</p>
<p class="style7" align="justify">Eşlerin mülkiyet ilişkileri, Kayseri&#8217;de bir noter huzurunda düzenlenen bir evlilik veya evlilik sözleşmesi ile düzenlenebilir. Eşler, başka bir devletin mülkiyet ilişkilerine hakkının uygulanması konusunda anlaşamazlar.</p>
<p class="style7" align="justify"><strong>Kayseri Boşanma Avukatı</strong> &#8211; Eşler, evlilik veya aile topluluğunun mevcut ihtiyaçlarını karşılamak için bir eşin üstlendiği yükümlülüklerden ve ayrıca her iki eşin de evlilikle birlikte yasaya göre müştereken yükümlü olduğu yükümlülüklerden müştereken ve müteselsilen sorumludur. mülkiyet ve özel mülkiyeti.</p>
<p class="style7" align="justify">Bir eşin kişisel kullanımına yönelik eşyalar, müşterek mülkün değeri ve eşyaların diğerinin kişisel kullanımı için değerine göre orantısız bir şekilde büyük değilse, payına dahil edilmeksizin münhasır mülkiyete aittir. eş.<br />
Kişisel kullanım için eşyaların değeri orantısız bir şekilde yüksekse, eşin payı da dahil olmak üzere münhasır mülkiyetine aittir.</p>
<p class="style7" align="justify">Ebeveynler ebeveynlik haklarını kullanırlarsa, çocuğa yönelik eşyalar üzerinde müşterek olarak ortak mülkiyet hakkına sahiptirler. Bir çocuğa yönelik eşyalar, yasal kısmına dahil edilmeksizin ebeveyn haklarını kullanan eşin münhasır mülkiyetine aittir.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/kayseri-aile-hukuku/bosanma-ve-evlilikte-edinilen-malin-bolunmesi/">Boşanma Ve Evlilikte Edinilen Malın Bölünmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/kayseri-aile-hukuku/bosanma-ve-evlilikte-edinilen-malin-bolunmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3652</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İcra Takibi Nasıl Açılır? İcra Takibi Sık Sorulan Sorular</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi-nasil-acilir-icra-davasi-nasil-acilir-icra-takibi-sik-sorulan-sorular-2/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi-nasil-acilir-icra-davasi-nasil-acilir-icra-takibi-sik-sorulan-sorular-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2021 10:23:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İcra İflas Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[icra]]></category>
		<category><![CDATA[icra avukatı kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[icra takibi]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri avukat]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri icra avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merveustundag.av.tr/?p=3590</guid>

					<description><![CDATA[<p>İcra dairesinde takip nasıl başlatılır? Alacaklı ya da vekili, takibe dayanak belgelerle birlikte takip talebi ve ödeme emri hazırlayarak icra dairesi başvurulmalıdır. Takip Dosyası Nasıl Açılır? Alacaklı ya da vekili, (varsa) takibe dayanak evraklar vetakip talebiyle birlikte icra müdürlüğüne başvurmalıdır. İcra müdürlüğünde memurlar tarafından gerekli işlemler yapılır, harçlar ödendiğinde dosya esas numarası alır ve takip [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi-nasil-acilir-icra-davasi-nasil-acilir-icra-takibi-sik-sorulan-sorular-2/">İcra Takibi Nasıl Açılır? İcra Takibi Sık Sorulan Sorular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İcra dairesinde takip nasıl başlatılır?</strong></p>
<p>Alacaklı ya da vekili, takibe dayanak belgelerle birlikte takip talebi ve ödeme emri hazırlayarak icra dairesi başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Takip Dosyası Nasıl Açılır?</strong></p>
<p>Alacaklı ya da vekili, (varsa) takibe dayanak evraklar vetakip talebiyle birlikte icra müdürlüğüne başvurmalıdır. İcra müdürlüğünde memurlar tarafından gerekli işlemler yapılır, harçlar ödendiğinde dosya esas numarası alır ve takip başlatılmış olur.</p>
<p><strong>İlamsız takip ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>İlamsız icra takibi, ilama ya da ilam niteliğindeki bir belgeye dayanmayan icra takibidir. İlamsız icra takibinde icra emri yerine ödeme emri yollanır.</p>
<p><strong>Senet direk icraya verilir mi?</strong></p>
<p>Senedin üzerindeki ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde, alacaklı vekilisenet aslı ve takip talebiyle birlikte icra müdürlüğüne başvurur.</p>
<p><strong>İcra takibi nasıl kesinleşir?</strong></p>
<p>Borçluya ödeme veya icra emrinin tebliğinden sonra, takip türüne göre kanunda belirtilen sürelerin dolmasının ve borçlu tarafından ve borçlunun itirazı bulunmaması halinde icra dosyası kesinleşmiş olur.</p>
<p><strong>İcraya vermek ne demek?</strong></p>
<p>Alacaklının, alacağını tahsil edememesi halinde icra müdürlüğü kanalıyla borçluya borcunu ödetmek için yasal işlemlerin başlatılmasıdır.</p>
<p><strong>Borçtan dolayı eve icra gelir mi?</strong></p>
<p>İcra takibinin kesinleşmesi halinde alacaklı vekilinin talebiyle, borçluya ait olduğunu belirttiği adreste haciz işlemi yapılabilir.</p>
<p><strong>İcra dosyası hangi hallerde düşer?</strong></p>
<p>İcra dosyasında son 1 yıl içerisinde işlem yapılmaması halinde dosya takipsizlikle kapatılır.</p>
<p><strong> </strong><strong>İcra dosyası ne zaman düşer?</strong></p>
<p>İcra dosyasında işlem yapılmaması, alacaklının alacağından vazgeçmesi veya feragat etmesi hallerince icra dosyası düşer.</p>
<p><strong>İcra dosyasının kapalı olması ne demek?</strong></p>
<p>İcra dosyasının takip edilmemesinin sonucu takipsiz hale gelmesi ya da alacaklı vekilinin alacağından vazgeçmesi halinde dosya kapanır.</p>
<p><strong>Haricen tahsil bildirimi ne demek?</strong></p>
<p>Borçlu tarafından borç ödemesinin icra müdürlüğü kanalıyla icra dosyasına değil de alacaklı ya da vekiline ödeme yapılması halinde dosyaya haricen tahsilat bildirimde bulunulur.</p>
<p><strong>İcra masraflarını kim öder?</strong></p>
<p>İcra takibi açılırken alacaklı tarafından masraflar peşin olarak ödenir ve ödenen miktarlar dosya borcuna eklenir.</p>
<p><strong>İlamsız icra takibi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Alacaklı ya da vekili hazırlamış olduğu takip talebiyle birlikte icra müdürlüğüne başvurarak gerekli işlemleri başlatmış olur.</p>
<p><strong>İcra takip dosyası nasıl hazırlanır?</strong></p>
<ol>
<li>Varsa vekâletname fotokopisi ya da alacaklının nüfus cüzdanı fotokopisi eklenir.</li>
<li>İcra takibine dayanak belge (çek senet bono vb.) fotokopisi eklenir.</li>
<li>Düzenlenmiş olan ödeme emri dosyada suret kalması için eklenir</li>
<li>Hazırlanmış olan ıslak imzalı takip talebi eklenir.</li>
<li>Takip açıldığında icra memuru tarafından verilen harç makbuzu eklenir.</li>
<li>Tüm bu evraklar pembe kapaklı karton dosyaya konularak icra müdürlüğüne teslim edilir.</li>
</ol>
<p><strong>İlamlı icra takibi nasıl açılır?</strong></p>
<p>Alacaklı ya da vekili, mahkeme tarafından verilen ilamın ASLI GİBİDİR olarak hazırlanan suretiyle ve gerektiyse kesinleşme şerhi ile birlikte icra müdürlüğüne evraklarla (bakınız: icra takip dosyası nasıl hazırlanır) belirtilen evraklarla beraber başvurur.</p>
<p><strong> </strong><strong>Senetsiz icra takibi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Herhangi bir kıymetli evrağa dayalı olmaksızın icra takibi başlatılacaksa, 7 örnek takip talebi düzenlenerek icra dairesine başvurulur.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi ne zaman kesinleşir?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibinde borçlu 7 gün içinde icra emrine itiraz edip icranın geri bırakılmasını istemezse icra takibi kesinleşir.</p>
<p><strong>İlamsız takipte ödeme emri geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrine itiraz edilmelidir.</p>
<p><strong>İcra tebligatı geldi alınmazsa ne olur?</strong></p>
<p>Eğer usulüne uygun bir tebligat yapılmışsa yani Tebligat Kanunu’nun ilgili maddelerince tebliğ gerçekleşmisse tebligat yapılmış kabul edilir.</p>
<p><strong>İcra dosyası ne kadar acık kalır?</strong></p>
<p>İcra dosyası dosyada herhangi bir işlem yapılmaması durumunda son işlem tarihinden itibaren 1 yıl geçene kadar açık kalır.</p>
<p><strong>İcraya nasıl itiraz edilir?</strong></p>
<p>Ödeme/icra emrinin tebliğ alındığı tarihten itibaren takibin türüne göre icra müdürlüğüne ya da icra mahkemesine itirazda bulunulabilir.</p>
<p><strong>İcraya itiraz edilirse ne olur?</strong></p>
<p>İcraya itiraz edilmesi halinde alacaklı/vekilince itirazın kaldırılması ya da iptali için dava açılır.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi ne demektir?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibi, bir mahkeme kararına ya da hakem hayatı kararına dayalı olarak başlatılan takip türüdür.</p>
<p><strong>Kiralık eve icra gelir mi?</strong></p>
<p>Borçlunun gösterilen adresine hacze gidilebilir. Evin kiralık ya da kişinin kendi mülkü olması fark etmemektedir.</p>
<p><strong>Tebligat gelmeden icra gelir mi?</strong></p>
<p>Kişinin ikametgâh adresine tebligat yapılmışsa ya da usulüne uygun olarak bir tebligat yapılmışsa tebligat kişinin eline ulaşmadan icra gidebilir.</p>
<p><strong> </strong><strong>Senet ödenmezse eve icra gelir mi?</strong></p>
<p>Senedin ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından takip başlatılmışsa borçlunun evine haciz işlemi gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>Kapalı icra dosyası tekrar açılır mı?</strong></p>
<p>Eğer dosya takipsizlik yolu ile kapanmış ise alacaklının talebi üzerine yeniden açılabilir.</p>
<p><strong>Taşınmaz üzerindeki haciz ne zaman düşer?</strong></p>
<p>Taşınmaz üzerindeki haciz, kaydi haciz tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde satış talebinde bulunmaması halinde haciz düşer.</p>
<p><strong>Borçlar kaç yıl sonra zaman aşımına uğrar?</strong></p>
<p>Türk Borçlar Kanunu’nun genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl uygulanır.</p>
<p><strong>İcra dosyasında reddiyat nedir?</strong></p>
<p>Dosyaya yapılan ödemenin alacaklıya gönderilmesi işlemine reddiyat de</p>
<p><div id="attachment_4406" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4406" class="size-medium wp-image-4406" src="https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/02/icra-dosyasi-300x178.jpg" alt="icra dosyaları" width="300" height="178" srcset="https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/02/icra-dosyasi-300x178.jpg 300w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/02/icra-dosyasi-705x417.jpg 705w, https://www.firatsungurefe.av.tr/wp-content/uploads/2021/02/icra-dosyasi.jpg 760w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-4406" class="wp-caption-text">İcra dosyası sayısı gün geçtikçe artmaktadır</p></div></p>
<p>nilir.</p>
<p><strong>Haciz nereden sorgulanır?</strong></p>
<p>UYAP vatandaş portalından ya da e devlet üzerinden giriş yapılarak açık icra dosyası sorgulanabilir. Sorgulama için <a href="https://www.turkiye.gov.tr/adalet-icra-dosyasi-sorgulama">E-devlet icra dosyası sorgulama sayfası</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Haricen tahsil harcını kim öder?</strong></p>
<p>Haricen tahsil harcını alacaklı ya da borçlu öder. Tarafların anlaşma durumuna bağlıdır.</p>
<p><strong>Haricen tahsil harcı ne kadar?</strong></p>
<p>Yargı harçları kanunu’na göre dosyada haciz olup olmaması durumuna göre hesaplanır.</p>
<p><strong>İcra davasında avukatlık ücretini kim öder?</strong></p>
<p>İcra davalarında, davayı kaybeden taraf karşı tarafın avukatlık ücretini öder.</p>
<p><strong>İcra mahkeme masraflarını kim öder?</strong></p>
<p>Davalarda haksız çıkan taraf karşı tarafın avukatlık ücretini öder.</p>
<p><strong>Tahliye davasında avukat ücretini kim öder?</strong></p>
<p>Tahliye davasında da aynı şekilde haksız çıkan taraf, karşı tarafın avukatlık ücretini ödemek zorundadır.</p>
<p><strong>Haciz nasıl gelir?</strong></p>
<p>Alacaklı ya da vekili, icra dairesinde görevli memurlar ile birlikte haciz işlemini gerçekleştirmek üzere gösterilen adreste haciz işlemi gerçekleştirir.</p>
<p><strong>Hacizli malların satışını kim yapar?</strong></p>
<p>Hacizli malların satışı alacaklının talebi ile icra müdürlüğü tarafından yapılır.</p>
<p><strong>İcra ve haciz süreci nasıl işler?</strong></p>
<p>İcra ve haciz sürecinde, alacaklının talep etmiş olduğu işlem icra müdürlüğü tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde haciz işlemleri başlatılır.</p>
<p><strong>İcra takibi e-Devlet&#8217;te görünür mü?</strong></p>
<p>Kişinin TC kimlik numarası ve şifresi ile e-Devlete girmesi ve dava dosyası sorgulama butonuna basması ile icra takipleri görülebilir.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi düşer mi?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibinde  1 yıl içerisinde işlem yapılmadığı takdirde dosya düşer.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi nasıl durdurulur?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibinde, icra emrindeki bilgilerin ilama uygun olmayan bir şekilde düzenlenmesine karşı icra hukuk mahkemesine itirazda bulunulabilir.</p>
<p><strong>Senet icra takibi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Takip talebi için gerekli bilgiler doldurularak senet aslı ile birlikte icra müdürlüğüne başvurulur.</p>
<p><strong>İmzaya itiraz icra takibini durdurur mu?</strong></p>
<p>İmzaya itiraz edilmesi halinde satış dışındaki icra işlemleri devam eder.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi tebligat kime yapılır?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibinde tebligat borçluya ya da vekiline gönderilebilir.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi harcı ne kadar?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibi maktu harca tabidir.  Yalnızca başvurma harcı alınır.</p>
<p><strong>Şikâyet icra takibini durdurur mu?</strong></p>
<p>İcra mahkemesinden durdurma kararı getirilmediği sürece takip devam eder.</p>
<p><strong>Ödeme emri geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Eğer itiraz süresi geçmemiş ise itiraz edilebilir ya da ödeme süresi içerisinde icra müdürlüğüne başvurulup dosya borcu ödenebilir.</p>
<p><strong>İlamsız takipte ödeme emri ne demek?</strong></p>
<p>İlamsız takipte ödeme emri borcun dayanağını gösteren ve borçluya gönderilen belge demektir.</p>
<p><strong>İlamsız takibe itiraz edilirse ne olur?</strong></p>
<p>Alacaklı tarafından itirazın kaldırılması ya da iptali için dava açılabilir.</p>
<p><strong>İcra emrine itiraz nereye yapılır?</strong></p>
<p>İcra emrine itiraz süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine yapılmalıdır.</p>
<p><strong>İlamsız icra takibi nasıl kapanır?</strong></p>
<p>İlamsız takip borcun ödenmesi, alacaklının alacağından feragat etmesi ya da vazgeçmesi ya da dosyanın düşmesi ile kapanır.</p>
<p><strong>Haciz ihbarnamesi geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Eğer borçlu ile herhangi bir alacak ilişkisi yok ise icra müdürlüğüne itiraz edilmelidir.</p>
<p><strong>Davalı tebligatı almazsa ne olur?</strong></p>
<p>Muhatap tarafından tebligatın alınmaması halinde tebligat gönderen birime iade edilir ya da kişinin MERNİS adresi ise muhtara tebligat yapılır.</p>
<p><strong>İcraya verilen senet kaç yıl geçerli?</strong></p>
<p>Senetler vade tarihinden itibaren 3 yıl boyunca senet özelliğini korur. 3 yılın geçmesinin ardından ilamsız takip yolu ile takip başlatılabilir.</p>
<p><strong>İcra borcu zaman aşımına uğrar mı?</strong></p>
<p>Genel zamanaşımı süresi uygulanır. 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.</p>
<p><strong>Borç ödenmezse ne olur?</strong></p>
<p>Borcun ödenmemesi halinde takibe devam edilerek borçlunun malvarlığı üzerine haciz işlemi uygulanabilir.</p>
<p><strong>İcrada tebligatı nereye yapılır?</strong></p>
<p>Tebligat alacaklının bildirmiş olduğu adrese, eğer yoksa da kişinin MERNİS adresine yapılır.</p>
<p><strong>İcra dosyasına kaç günde itiraz edilir?</strong></p>
<p>İtiraz süresi takibin türüne göre değişmektedir. 7 örnekte itiraz süresi 7 gün iken, 10 örnekte itiraz süresi 10 gündür.</p>
<p><strong>MTS nasıl itiraz edilir?</strong></p>
<p>Tebliğden itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrini gönderen icra dairesine itiraz edilir.</p>
<p><strong>Senede nasıl itiraz edilir?</strong></p>
<p>Senetteki borca ya da imzaya karşı icra mahkemesine başvurmak sureti ile itiraz edilir.</p>
<p><strong>İtirazın iptali davası açılmazsa ne olur?</strong></p>
<p>İtirazdan itibaren 1 yıl içerisinde itirazın iptali davası açılmaması halinde dosya kapatılır.</p>
<p><strong>İtirazın iptali davasında borçlu itiraz sebepleriyle bağlı mı?</strong></p>
<p>Borçlu itiraz sebepleriyle bağlıdır. Yeni sebepler ileri süremez.</p>
<p><strong>Borçtan dolayı eve icra gelir mi?</strong></p>
<p>Borcun ödenmemesi halinde borçlunun ev adresinde haciz işlemi gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>Emeklinin evine icra gelir mi?</strong></p>
<p>Borcundan dolayı emekli bir kişinin de evine haciz gelebilir.</p>
<p><strong>Bankaya olan borç zaman aşımına uğrar mı?</strong></p>
<p>Genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl uygulanır.</p>
<p><strong>İcra takip dosyası ne zaman düşer?</strong></p>
<p>Dosyada herhangi bir işlem yapılmaması halinde 1 yıl içerisinde dosya işlemden kaldırılır.</p>
<p><strong>Bankada olan bir senet gününde ödenmezse ne olur?</strong></p>
<p>Bankanın takip birimine gönderilerek icra işlemleri başlatılır.</p>
<p><strong>İcra takibinde hangi faiz uygulanır?</strong></p>
<p>Takibine göre değişmekle beraber genellikle yasal faiz uygulanır.</p>
<p><strong>Borcu biten icra dosyası nasıl kapanır?</strong></p>
<p>Alacaklı tarafından dosyaya tahsilat bildirimi yapılır ve dosya kapatılır.</p>
<p><strong>E-devlette dava dosyası karara çıkmış ne demek?</strong></p>
<p>Dava dosyasında yargılama tamamlanmış ve mahkeme tarafından karar verilmiş demektir.</p>
<p><strong>Haricen tahsil peşin harç düşülür mü?</strong></p>
<p>Tahsil harcı peşin harç düşülmek suretiyle hesaplanır.</p>
<p><strong>Haricen tahsil etmek ne demektir?</strong></p>
<p>Borçlu tarafından ödemenin icra dosyasına değil de alacaklıya yapılmasına haricen tahsilat denir.</p>
<p><strong>İcra takip masraflarını kim öder?</strong></p>
<p>Alacaklı tarafından peşin olarak ödenen harç, borca eklenmek suretiyle borçludan tahsil edilir.</p>
<p><strong>Kira tespit davası masraflarını kim öder?</strong></p>
<p>Başlangıçta davacı tarafından ödenen masraflar haksız çıkan tarafa ödetilir.</p>
<p><strong>Tahliye davası ne demek?</strong></p>
<p>Tahliye davası kiracının oturduğu konuttan ya da işyerinden çıkarılması için açılan dava türüdür.</p>
<p><strong>İcra memuru eve gelirse ne yapabilir?</strong></p>
<p>Memur evde borca yetecek kadar malı haczedebilir.</p>
<p><strong>Gayrimenkul malların haczi hangi belge ile yapılır?</strong></p>
<p>Borçlunun tapu kaydı çıkarılarak ilgili Tapu Müdürlüğü’ne müzekkere yazılması suretiyle haciz işlemi gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>Hacizli taşınmaz devredilebilir mi?</strong></p>
<p>Hacizli bir taşınmaz, satın alacak kişinin bilgisi olması suretiyle devredilebilir.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi dosyası nasıl hazırlanır?</strong></p>
<p>İlamlı icra takibinde, ilamın aslı ile birlikte takip talebi düzenlenir ve İcra Müdürlüğü’ne başvurulur.</p>
<p><strong>Yenilenmeyen haciz düşer mi?</strong></p>
<p>Haciz konulma tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde satış istenmezse haciz düşer. Bu durumda haczin yenilenmesi gerekir.</p>
<p><strong>İlamlı icra takibi tebligat kime yapılır?</strong></p>
<p>İlamlı takipte tebligat, var ise borçlu vekiline yoksa borçluya yapılır.</p>
<p><strong>Dairede icra takibi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Takip talebi, nüfus cüzdanı fotokopisi ve takibe dayanak evraklarla birlikte icra dairesine bir dosya ile başvurulur.</p>
<p><strong>Ödenmeyen senet için ne yapılır?</strong></p>
<p>Ödenmeyen senetlerle ilgili olarak senette yazılı bilgilere göre takip talebi hazırlanır, senedin aslı ve fotokopisi ile birlikte icra dairesine başvurulur.</p>
<p><strong> </strong><strong>Ödenmeyen senet için ne zaman icra takibi başlatılır?</strong></p>
<p>Ödenmeyen senetler için vade tarihi geçtikten sonraki herhangi bir zamanda takip başlatılabilir.</p>
<p><strong>Ödenmeyen senet kaç yılda düşer?</strong></p>
<p>Vade tarihinden itibaren senet 3 yıl boyunca niteliğini korur, 3 yılın geçmesiyle senetteki alacağa ilişkin ilamsız takip (7 Örnek) yapılabilir.</p>
<p><strong>Kambiyo senetlerine itiraz takibi durdurur mu?</strong></p>
<p>Durdurmaz, mahkemeden bir karar getirilmediği sürece, satış harici işlemler devam eder.</p>
<p><strong>Borca itiraz takibi durdurur mu?</strong></p>
<p>İcra dosyasına itiraz edilmesi durumunda dosyadaki işlemler durur.</p>
<p><strong>İmzaya itiraz nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Borçlu imzanın kendisine ait olmadığı iddia ediyorsa, bu itirazı mahkemeye sunmalıdır.</p>
<p><strong>İtirazın iptali davası kime tebliğ edilir?</strong></p>
<p>Eğer dosyada borçlu vekili varsa, tebligat avukata yapılır, yoksa borçlu asile tebligat yapılır.</p>
<p><strong>İtiraz süre ne zaman başlar?</strong></p>
<p>7 günlük itiraz süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.</p>
<p><strong>İcra dosyasında neler olur?</strong></p>
<p>Takip dosyasında, takibe dayanak olan evrak, varsa vekaletname, nüfus cüzdanı fotokopisi ve takip talebi bulunur.</p>
<p><strong>Şikayet hangi mahkemeye yapılır?</strong></p>
<p>Dosyanın bulunduğu adliyedeki icra hukuk mahkemesine yapılır.</p>
<p><strong>Memur muamelesini şikayet takibi durdurur mu?</strong></p>
<p>Durdurmaz.</p>
<p><strong>Üçüncü şahıs ne demek?</strong></p>
<p>İcra dosyasında alacaklı, borçlu ve kefil dışında bahsedilen herkes üçüncü şahıs olarak nitelendirilir.</p>
<p><strong>İlamsız takipte ödeme emri geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Eğer borca yönelik itiraz varsa tebliğ aldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunulmalıdır.</p>
<p><strong>İcra Borcuna itiraz nereye yapılır?</strong></p>
<p>Borca itiraz, takibin başlatıldığı icra dairesine dilekçe ile yapılır.</p>
<p><strong>İcradan kağıdı geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Tebligatı gönderen icra dairesine başvurup bilgi alınmalıdır.</p>
<p><strong>Üçüncü Şahıs olarak haciz yazısı geldi ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Gelen yazının içeriğine göre dilekçeyle itirazda bulunmak gerekir.</p>
<p><strong>İcra takibi kaç yıl sonra düşer?</strong></p>
<p>İcra dosyasında 1 yıl içerisinde herhangi bir işlem yapılmaması halinde icra dosyası düşer.</p>
<p><strong>İcraya verilen senet nasıl geri alınır?</strong></p>
<p>Dosyanın kapatılmasıyla birlikte senet geri alınabilir.</p>
<p><strong>5 yıllık senet geçerli midir?</strong></p>
<p>Senedin vadesinden sonra 3 yıldan fazla zaman geçmişse senet niteliğini kaybeder, ilamsız icra yoluyla takip yapılabilir.</p>
<p><strong>Bankaya olan borç zaman aşımına uğrar mı?</strong></p>
<p>Eğer borcunuz banka tarafından bir varlık şirketine devredildi ise varlık şirketlerindeki borçlar TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) kapsamında olduğundan zaman aşımı süresi 20 yıl olmaktadır. Fakat yine aynı şekilde zaman aşımı süresini uzatmak için bir icra dosya yenilemesi yapmaları yeterlidir.</p>
<p><strong>İcra dosyası kendiliğinden kapanır mı?</strong></p>
<p>İcra dosyasında 1 yıl içerisinde herhangi bir işlem yapılmaması halinde icra dosyası düşer.</p>
<p><strong>Haciz işlemi ne zaman düşer?</strong></p>
<p>Taşınır mallarda 6 ay, taşınmaz mallarda ise haciz konulma tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde satış istenmezse haciz düşer. Ancak Kanunda yapılan değişiklikle haciz isteme süresi yeknesak şekilde 1 yıl olarak belirlenmiştir.</p>
<p><strong>İcralık borçlar kaç yılda silinir?</strong></p>
<p>Genel zamanaşımı olan 10 yıl geçmesiyle birlikte, borç zamanaşımına uğrar.</p>
<p><strong>Ödenmeyen kredi kartı borcu kime devreder?</strong></p>
<p>Ödenmeyen kredi kartı borcu için banka alacağı tahsil edemeyeceğine karar verirse, borcu varlık yönetim şirketine devreder. Banka borcu devrettikten sonra artık muhatap varlık yönetim şirketidir. Borcunu ödeyecek kişinin daha önce borçlu olduğu bankayla bir ilişkisi kalmamaktadır. Borç, varlık yönetim şirketine yasal olarak bütünüyle devredildiğinden artık muhatap varlık yönetim şirketidir.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi-nasil-acilir-icra-davasi-nasil-acilir-icra-takibi-sik-sorulan-sorular-2/">İcra Takibi Nasıl Açılır? İcra Takibi Sık Sorulan Sorular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/icra-iflas-hukuku/icra-takibi-nasil-acilir-icra-davasi-nasil-acilir-icra-takibi-sik-sorulan-sorular-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3590</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kısa Çalışma Ödeneği</title>
		<link>https://www.firatsungurefe.av.tr/is-hukuku/kisa-calisma-odenegi/</link>
					<comments>https://www.firatsungurefe.av.tr/is-hukuku/kisa-calisma-odenegi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fırat Sungur EFE]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2021 09:52:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[iş avukatı kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri avukat]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri iş avukatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.merveustundag.av.tr/demo/?p=3480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkede tesirini gösteren yeni tip Koronavirüsün (Covid-19) olası etkileri dikkate alınarak &#8220;dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep&#8221; kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatılmıştır bu durumda İŞ-KUR bünyesinde yürütülen &#8221; KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ &#8221; uygulamaya konuldu. Kısa Çalışma Kapsamında;  İşçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesi ve Genel Sağlık [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/is-hukuku/kisa-calisma-odenegi/">Kısa Çalışma Ödeneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkede tesirini gösteren yeni tip Koronavirüsün (Covid-19) olası etkileri dikkate alınarak &#8220;dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep&#8221; kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatılmıştır</p>
<p>bu durumda İŞ-KUR bünyesinde yürütülen &#8221; KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ &#8221; uygulamaya konuldu.</p>
<p>Kısa Çalışma Kapsamında;  İşçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesi ve Genel Sağlık Sigortası primleri ödenmesi, hizmetleri sağlanmaktadır.</p>
<p>kısa çalışma ödeneğinin miktarı ise Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılması halinde, ödemeler 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar. Bu bir haftalık süre içerisinde ücret ve prim yükümlülükleri işverene aittir.</p>
<p>İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için genel sağlık sigortası primleri ödenmektedir. Söz konusu dönemde kısa ve uzun vadeli sigorta primleri aktarılmaz.</p>
<p><a href="https://www.firatsungurefe.av.tr/is-hukuku/kisa-calisma-odenegi/">Kısa Çalışma Ödeneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.firatsungurefe.av.tr">Kayseri Avukat | Fırat Sungur EFE | Hukuk B&uuml;rosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.firatsungurefe.av.tr/is-hukuku/kisa-calisma-odenegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3480</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
